Exhibition
Dürtüsel İzlenimler
12.09-19.10.2024
Simbart Galeri, İstanbul
Simbart Projects 12 Eylül – 19 Ekim tarihleri arasında Ci Demi, Kardelen Semerci, Sinem Yeniaras ve Kaan Yeter’in eserlerini bir araya getiren ‘Dürtüsel İzlenimler’ isimli grup sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanatçıların farklı mecralarda ürettikleri eserlerini sınırların kaldırıldığı veya anlamın başkalaştığı kimi zaman ise mesafenin araya girdiği bir diyalog içerisinde izleyici ile buluşturuyor. Hayata dair izlenimlerin farklı açılardan ele alındığı eserlerde dürtülerin, bilinmezliğin ve hafızanın izleri ön plana çıkıyor.



Exhibition
İçimizdekiler, Elimizdekiler
30.05-20.06.2025
Kasa Galeri, İstanbul


"İçimizdekiler, Elimizdekiler"
Kasa Galeri, İstanbul
2025
Jean-Paul Sartre’ın “kötü inanç” (bad faith) kavramı, bireyin kendi özgürlüğünü inkar etme biçimlerine işaret eder. Yaşamın sunduğu seçim ve sorumluluk alanını terk etmek, özne olmanın getirdiği yüklerden kaçınmak, toplumsal ve kişisel hayatın içinde otomatikleşmek bu inancın tezahürleridir. Birey kendine yabancılaşır; hem mikro ölçekte gündelik hayatında hem de makro ölçekte toplumsal rolleri içinde. Bugün; duyulmayan sesler, bastırılan eylemler, kontrol altında tutulan kamusallıklar, gözetlenen özneler, alttan alta yürütülen propagandalar ve sürekli maruz kaldığımız inanç sistemleri ile karşı karşıyayız. Bu koşullar, adım adım yitirdiğimiz özneliğimizin ve özgürlüğümüzün gündelik sahnesini oluşturuyor. "İçimizdekiler, Elimizdekiler" sergisi; bu kayıpların yasını ve melankolisini barındırırken, aynı zamanda direnişin, serkeşleşmenin, çatışmanın ve yeni anlam alanları kurmanın imkanını araştırıyor. Sergi, didaktik ya da yönlendirici olmayan bir yerden, yalnızca bilişüstü (metacognitive) bir farkındalık alanı açmayı öneriyor. Bu farkındalık, sadece düşünmeye değil, eylemeye, sahaya çıkmaya ve sahnede görünür olmaya davet eden bir çağrı. Kaybettiklerimizi birlikte görmeyi, yaşadığımız kayıpların yasını ortak bir zeminde paylaşmayı mümkün kılmaya çalışıyor. Bu paylaşımın gücü; bastırılmamış öfkeden, yadsınmamış acıdan, taraf olabilmekten, politize olabilmekten ve başkaldırmaktan besleniyor. Çünkü her kolektif duruş, aynı zamanda bir bilişsel eylemdir. Politik olanın alanına girmeden, bilişüstü bir farkındalığa erişmek mümkün değildir. Sergi, kolektif olmanın tezahürlerini araştırıyor. Örgütlenmenin, söylemin, itirazın, görünürlüğün çok biçimli ve çok sesli olabileceğine inanıyor. İktidarın görünmez kıldığı özne pozisyonlarını, kontrol mekanizmalarının dışında kalan alanları ve alternatif birliktelik formlarını sanat aracılığıyla tartışmaya açıyor. Çatışma, hem bireysel kendiliğin inşasında hem de toplumsal kurulumda başat bir unsurdur. Bu sergi, çatışmanın ve gerilimin yaratıcı gücünü hatırlatıyor. Sanat, bu anlamda uyarıcıdır, harekete geçiricidir, direnç üretir. Katatonik kılınan bedenlerimizi ve bilinçlerimizi yeniden kendimize tahsis edebilmenin yollarını araştırır. "İçimizdekiler, Elimizdekiler", kaybettiklerimizi hatırlamanın ve yeniden sahiplenmenin sergisidir. Otantik ve politik bir varoluşun ancak iyi inançla (good faith) mümkün olabileceğini savunur. Bu sergi, birlikte düşünmeye, birlikte hissetmeye ve birlikte direnmeye bir davettir.